Pınar Selek
Pınar Selek'e Tanığız
Biyografi
Hakkında
AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle, Sosyolog Pınar Selek’in 12 yıl süren davasını eleştirdi. Füle, ‘’davanın uzun sürmesi İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 5. Maddesinde saygın ifadesini bulan özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili soru işaretlerini artırmaktadır” dedi. devamı...
MEP Maria Eleni Koppa gave a questionnaire to European Commission on Pınar Selek case. EU Commissioner for Enlargement and Neighbourhood Policy Mr. Stefan Füle emphasized that the the case will be raised as appropriate with the Turkish authorities in the framework of the forthcoming technical political criteria monitoring meeting scheduled for September 2010 in his answer dated August 9, 2010. devamı...
Was uns auf den Nägeln brennt Deutsch-Türkische Lesung und Gespräch mit Pinar Selek über ihre Studie „Zum Mann gehätschelt, zum Mann gedrillt“ (Orlanda Verlag) Montag, 06. September, 20.00 Uhr Literaturhaus, Schwanenwik 28 devamı...
Deutsch-Türkische Lesung und Gespräch mit Pinar Selek über ihre Studie „Zum Mann gehätschelt, zum Mann gedrillt“. Moderatör: Diplom-Soziologe Michael Greif, Datum: Montag, 06. September. Uhr: 20.00 Platz: Literaturhaus, Schwanenwik 28 Hamburg devamı...
Hakkında
Pınar Selek’e tanık olmak, adalet duygusunu mümkün kılan akla davettir
31.08.2010
Prof. Dr. Meral Özbek
12 yıldır süren Pınar Selek davası, hukuki tutarsızlıklarla dolu. Hukuk sisteminin aczine mi vermeli, hukukun siyasileştirilmesine mi? Geciken adalet, yıpratır. Bile bile geciktirilen adalet, korku yaymayı, sindirmeyi amaçlar. Pınar’ın bu yıpratıcı süreçte sinmemesi, insanca ışığını ve aklını yitirmemesi; bu memlekette barış, adalet ve dayanışmanın gerçekleşebileceğine inancından dolayıdır besbelli. Bu ülke değişik siyasi konjonktürlerde çok sayıda masum ve haklı kişiyi, salt siyasi görüşlerinden dolayı, sonradan telafisi mümkün olmayacak şekillerde, baskıyla, işkenceyle, hapisle, idamla, yargısız infazla, linçle, techirle, yoksaymalarla cezalandırdı
devamı...
Metafizik dünyanın metalaşması
24.05.2010
Prof. Dr. Ali Akay
1990’lı yılların sonlarında Beyoğlu civarlarında küçük tinerci çocukların ‘zavallılığına’ gönül vermişti. Onlarla kalıyor, para çalan çocuklara paranın kirliliğini anlatıyor, çaldıkları paraları yakmalarını öneriyordu. Onlara insanın hayatında alabileceği en büyük “anti-kapitalist” derslerden birisini veriy
devamı...
Kitaplar

Evrensel
Yaptığı araştırmalar ve bu araştırmaları içeren kitaplarıyla kamuoyunca yakından tanınan Sosyolog Pınar Selek’in, bir süre önce Su Damlası ile yarının büyüklerinin dünyasına başlattığı yolculuk, Yeşil Kız adlı masal kitabıyla devam ediyor. Özyürek Yayınevi tarafından hazırlanan bir seri arasından yayınlanan Yeşil Kız, toplam iki masaldan oluşuyor.

Zeynep Özdal / AGOS

Küçücüktük ve dünyayı öğrenmeye çalışıyorduk. Neydi bu dünya? Nasıl yaşardı insanlar? Sorular sorduk, masallar dinledik. Masallardan öğrenirdik ağaçları, ismini hiç duymadığımız hayvanları, iyiliği, kötülüğü, dostluğu, düşmanlığı. Kocaman ormanları, ormanda yaşayan tavşanları, kurtları, kuzuları hep masallarda tanıdık. Hiç sorgulamadan yıllarca dinledik anlatılanları. Sorgulasak da yaşımız nedeniyle pek dikkate alınmadık sanırım.
Yazılar
ingilizce

Pinar Selek
Ekolojist feministler, anti militarist feministler, sosyalist feministler, anarşist feministler… Bunların yanında sadece feminist olmak, biraz çıplak mı duruyor? Kendi feminizmimi diğerlerinden ayırmak için illa bir ek mi koymalıyım başına? Ekolojistim ama kendime eko-feminist demiyorum. Çünkü benim feminizmim, doğa üzerindeki insan tahakkümünü sorgulamamda yardımcı oluyor. Anti militarizm, ekoloji, anti kapitalizm, anti heteroseksizm… bunları feminizmim başına ek olarak yerleştirsem, uzun bir paragraf olur… Biz Amargi yayın kurulunda, buna “akrobatik feminizm” diyoruz… Böyle deyip paragrafı kısaltmak mümkün belki.
devamı...
Pınar Selek

18.10.2009
Umarım Heinrich Böll’ü siz benden fazla tanırsınız. Ben, pek çok Türkiyeli gibi, bu güzel adamı tiyatrolarda da seyrettigimiz Katherina Blum'un Çiğnenen Onuru hikayesiyle tanıyordum. Türkiye'de benzer o kadar çok insanın onuru çiğneniyor ki hiç unutmamıştım bu eseri. Ama Böll ile karşılaşınca cehaletimden utandım. Hem romanlarına, hikâyelerine... hem de bir sanat eseri gibi işlediği hayatına yabancı olduğum için. Nobel ödüllü yazar Heinrich Böll, İkinci Dünya Savaşı sonrası Alman edebiyatı, politikası, toplumsal hayatı üzerine mucizevi bir etki yapmış bir insan. Evet, “bir yazar” demiyorum çünkü yazarlığı kadar, hatta daha da çok insanlığıyla sevdirmiş kendini. Yarattığı sevgiyle de etkilemiş. (Radikal 2)
devamı...
Röportajlar
Emre Dursun - KRONİKMUHALİF
Sevdiklerimi delicesine özledim. Güvertesinde eskisi gibi sigara tüttürülemese de, Kadıköy’den vapura binip Karaköy’de inmeyi özledim. Sonra oradan yürüyüp yokuşları çıkmayı, yollara vurmayı... İstanbul’un pek çok sokağını, mahallesini özledim. Arkadaşlarımla sabahlamayı, küçük masalarda dertleşmeyi, planlar kurmayı, caddelerde eylemler yapmayı özledim. Amargi’de çay içmeyi, kitapları karıştırmayı… Bir de deniz var tabii.
devamı...

Rudaw
Bi îddiaya ku di çarşîyek li Stenbolê bombe teqandin, Pinar Selek bêyî îspatan bi salan di zindanê de ma. Lijneya Dadgeha Bilind ji gori van iddiyên ne rast biryar da ku, Selek careke din were mahkeme kirin.
devamı...
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek