Pınar Selek
Pınar Selek'e Tanığız

17.05.2012, İstanbul
Pınar Selek'in masallarından yola çıkarak cinsiyetçilikten ve militarizmden arındırılmış masallarımızın peşinden koşuyoruz.
devamı...

İstanbul-11/05/2012
Pınar Selek’in “Maskeler, Süvariler, Gacılar” kitabını yazdığı, Ülker Sokak Olaylarının olduğu yıllardan bu zamana ne değişti? LKM’de seks işçilerine yönelik sistematik şiddet pratiklerini ve hak ihlallerini tartışıyoruz. Seks işçilerine dönük artan hak ihlallerini, seks işçilerinin politik mücadelesini tartışmak; Pınar Selek’in Ülker Sokak olaylarını konu edinen “Maskeler, Süvariler ve Gacılar” kitabını hatırlamak ve seks işçisi translara yönelen şiddet ve ötekileştirme pratiklerini tartışmak; mücadeleler tarihine bakarak bu şiddet sarmalından bir çıkış yolu bulmaya çalışmak için herkesi Lambdaistanbul Kültür Merkezi’ne bekleriz! Söyleşiye Lambdaistanbul’dan Yıldız Tar, Hala Tanığız İnisiyatifi’nden Begüm Baki ve İstanbul LGBTT ve Kadın Kapısı’ndan Şevval Kılıç sunumlarıyla katılacak.
devamı...

Krampfader, April 2012
In einer türkisch-deutschen Lesung stellte Pinar Selek ihren ersten Roman „Halbierte Hoffnungen“ im Literaturhaus in Hamburg am 7. März vor einem vollen Saal vor. Sabine Adatepe , die das Buch zusammen mit Monika Demirel aus dem Türkischen ins Deutsche übersetzt hat, las ebenfalls und dolmetschte die Diskussion. Carola Ebeling moderierte die Veranstaltung, die in Kooperation mit der Rosa Luxemburg Stiftung Hamburg statt fand.
devamı...
Pinar Selek, Elle est l'une des leader féministes, anti-militariste et défenseuse de la paix en Turquie. Elle a construit sa vie professionnelle et privée autour de l'adage « la pratique est la base de la théorie ». Ecrivain et sociologue, ses travaux portent particulièrement sur les enfants des rues, les groupes sociaux victimes discriminés et les minorités en Turquie. Poursuivie depuis quatorze ans pour un « attentat » place du marché aux épices à Istanbul, la sociologue turque, exilée depuis l'automne à Strasbourg, continue de crier son innocence. Déjà acquittée deux fois, elle risque la perpétuité pour cet attentat non démontré. devamı...

Oral Çalışlar - Radikal - 20/04/2012
Pınar Selek davası 14. yılına girdi. Hala sonuçlarının ne olacağı belli değil. Pınar'a 'Ne yapacaksın?' diye soruyorum. Sorunun cevabı yok.
devamı...

Esmeray - Taraf - 14/03/2012
On dört yıldır kamuoyunca bilinen bu dava aslında bitmişti. Ama hâlâ devam ettirilmeye çalışılıyor, bitirmemeye direnenler tarafından! Arkadaşım Pınar Selek de, sırf bir sanığın sonradan reddettiği, işkence altında imzaladığı anlaşılan ve skandala dönüşen “eylemi birlikte yaptık” ifadesine dayanılarak, Mısır Çarşısı patlamasıyla ilişkilendirilmişti. Mısır Çarşısı ile ilgili “eylemi yaptık” diye ifade imzalattırılan sanığın beraatı temyiz edilmediği için kesinleşmiş, kazanılmış hakkı doğmuştu. Ama bu olayla ilgili hiç bir beyanı bulunmayan Pınar’ın hâlâ ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istenmektedir.
devamı...

Türkan Kirlioglu Kentel - 19/04/2012
Bir insanin ömründen kanitsiz, taniksiz 14 yil almak, ya da daha dogru deyimiyle calmak ne demektir? Hayatta güzellikler yaratmaya calisan, insanlarin acilarini anlatan birini kanda bogmaya calismak ne demektir? Bu, agir bir suc demektir. Bu, elindeki gücü kötüye kullanmak demektir. Peki bu sucun cezasi nedir?
devamı...

Beyza Toktay
Pınar Selek bu ülkede dile gelmeyen, dile getirilemeyen birçok konuyu cömertçe ve inançla yazıya dökerek olan biteni ve de yapılması gerekenleri aktarmıştır bize. Dilinden, kaleminden akan salt kelime değil, ardında barındırdığı: özgürlük, kardeşlik nidalarıyla yapmıştır bunu. Bu denli dilimizin kelepçelenmeye çalışıldığı böylesine “ateş”li zamanlarda her zaman yanında saf tutmak, mücadelesinde yanında olmak isterim. Pınar Selek’e ben de tanığım.
devamı...
Pınar Selek'in ilk Fransızca kitabı iXe yayınlarından çıkıyor

Defne Gürsoy - Birgün - 07/03/2012
Pınar Selek'in ilk Fransızca kitabı, "Loin de chez moi… mais jusqu'ou? Evimden uzakta… Ama nereye kadar?" bugün iXe yayınlarından çıkıyor
Tabulara dokunan bir çalışma

Karin Karakaşlı - Sabah Kitap - 17/02/2012
Bazen değişmeyen şeylerle ödeşebilmek için geçmişten gelen bir sese ihtiyaç olur. Şiddetin her türünün olağanlaştığı bugünlerde, on beş yıl öncesinden gelen bir kitap işte tam da bu gaflet uykularından bizi uyandıracak o billur sesin işlevini görüyor. Sosyolog yazar Pınar Selek’in bir alt kültürün dışlanma mekânı olarak Ülker Sokağı ele aldığı Maskeler Süvariler Gacılar araştırma kitabı üçüncü baskısıyla bu kez Ayizi Yayınları’ndan bir kez daha bizlerle buluştu.
Sevgimiz kirlenmedi ama atölyemiz dağıldı

TİMETÜRK / Zehra Çakmak - 10/05/2012
Sosyolog, araştırmacı ve yazar Pınar Selek ile sokakta yaşayan çocuklar ve Sokak Sanatçıları Atölyesi üzerine ayrıca hayata ve sevgiye dair birçok konu üzerine konuştuk. "Mısır Çarşısı komplosu en çok neye zarar verdi diye düşünüyorum. En güzel yıllarıma mı, geleceğime mi? Öncelikle bu komplo, annemin hayatına mal oldu. İkincisi Sokak Sanatçıları Atölyesini öyle bir tuz buz etti ki artık tamir edilmesi imkânsız..."
devamı...
“İyi şey ise namus, özgürlük olsun, sevgi olsun, aşk olsun.”

Nuran CAN, İsviçre Arkadaş Gazetesi, Aralık 2011 Sayısı
Kadın için namus, kapatılma anlamına geliyor, baskı anlamina geliyor, dayak anlamına geliyor, hep kendini kasması anlamına geliyor. İyi şey ise namus, özgürlük olsun, sevgi olsun, aşk olsun.
devamı...
Büyüttüğümüz Hediye

Pınar Selek, Amargi Feminist Dergi-23. Sayı
O doğduğunda daha bir buçuk yaşındaymışım. Gelmeden annem beni hazırlamış. Mayıs ayında doğacağını bildiğinden, bana “Anneler gününde hediye bekliyorum senden” diye tekrarlamaya başlamış. Erken konuşmaya başlamışım, ama hediye ne demek, nasıl alınır, bir türlü anlamamışım herhalde. Seyda’nın doğumu yaklaştıkça annem bana hediyeler vermiş, bak şu kadar zaman sonra sen de bana bir şey vereceksin demiş. Tarihleri aklımda tutamayacak kadar küçükmüşüm ama doğum yaklaştıkça annemin tekrarları çoğalmış. Sonra… Seyda gerçekten anneler gününde doğmuş. Masal gibi. Sonra beni hastaneye getirmişler, annemin üzerine bırakmışlar. Yanında bir bebek. Annem beni tutmuş ve tatlı sert bir ifadeyle sormuş: “Aldın mı hediyeni? Bugün anneler günü.” Ben çaresiz bir ifadeyle ve utançla bakmışım. Sonra tutmuş beni, sarılmış : “Bu sefer ben sana bir hediye aldım. Ömür boyu saklayacaksın onu. Ama bundan sonra her anneler gününde sen bana hediye alacaksın” demiş ve Seyda’yı bana uzatmış. Onun, benim en büyük hayat mükafatı olacağını anlamış gibi sevinçten çığlık atmışım. Yıllar, annemin üzerimize saldığı büyüyü azalacağına çoğalttı. Emek yaptı bunu. Emek. Biliyorum ki, sevgi emektir sözü çok gerçek.
devamı...
Hep alacaklıyız adaletten

Pınar Selek - Radikal 2 - 27/02/2011
Nevin Berktaş, Türkiye'yi AİHM'de mahkum ettirdi ve yazdığı kitap yüzünden hâlâ cezaevinde. Bir ülkeyi mahkeme ve cezaevlerinden okumak mümkün. Vitrinde ne olursa olsun, kostümsüz hakikat, cezalandırma kurumlarında dikilir, bakar gözlerimize. Biz onu her zaman görmeyiz ama. Çünkü mahkemeye düşmek, hele hapse düşmek hemen mesafesini uzatır önümüze. Uzaklaşır, uzaklaşırız. Uzakta onbinlerce insan var. Onbinlerce siyasi tutuklu. Çünkü Türkiye’de hâlâ, demokrasi mücadelesinin en yoğun hesaplaşması mahkeme salonlarında oluyor. “12 Eylül devam ediyor, o halde...” Yok, aman bu sözümü geri aldım. Yoksa yazar Nevin Berktaş gibi tutuklanırım.
devamı...
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Mahkeme Süreci Court Process