Pınar Selek
Pınar Selek'e Tanığız

30/04/2018
BiaNet
Avrupa Komisyonu, Türkiye’deki AB Delegasyonu’nun Mısır Çarşısı patlamasından yargılanan ve dört kez beraat eden Selek davasını izleme ve raporlamaya devam edeceğini belirtti.
devamı...

07/04/2018 - T24
"Menderes döneminde de mahkemelere baskı vardı ama bugünkü daha fazla" Mısır Çarşısı patlaması davasında yargılanan Pınar Selek'in babası avukat Alp Selek, mevcut dönemin, tanık olduğu diğer darbe dönemlerinden daha baskıcı olduğunu söyledi. 60 yıl avukatlık yapan Selek, "Menderes döneminde de mahkemelere baskı vardı ama bugünkü daha fazla. Türkiye’de hukuk hukuk olmaktan çıktı. Adı hukuk ama içi boş. Bu hale gelince hukuka da itimat kalmadı" ifadesini kullandı.
devamı...

30.04.2018-İstanbul - BIA News Desk
European Commission has announced that the EU Delegation in Turkey will continue monitoring and reporting on the case of Pınar Selek, who has been tried and acquitted four times in the trial of Egyptian Bazaar explosion.
devamı...

06/04/2018
Il m’est difficile d’écrire cette lettre car je viens d’apprendre une mauvaise nouvelle au sujet du Cauchemar qui me menace depuis 20 ans. Oui, début juillet 1998, c’est-à-dire il y a vingt ans, je me suis trouvée dans les mains des bourreaux qui ont ensuite jeté mon corps comme un cadavre en prison. J’y suis restée deux ans et demi, sans pouvoir utiliser mes mains, mes bras, en voyant mes longs cheveux tomber, tomber… La résistance, la mort, les cris et tant d’autres choses.
devamı...

06.05.2018 -Gökçer Tahincioğlu- Milliyet
Bir insanın ya da bir toplumun adaletle olan ilişkisini belirleyen temel ölçüt, adaletsizliklere ne zaman ses çıkardığıdır. Ve bu ülkede yaşayanlar, yetki sahibi olana kadar konuştuğu ne varsa unutanlara alışıktır. Yetkiyi kaybettiklerinde unuttuklarını aniden hatırlamalarına da.
devamı...
Veysel Dinçer - listelist.com 09/07/2015
İşte tam da bundan sonra Pınar Selek, insanlara -Perihan Mağden’in deyimiyle- “kim olduğunu değil, kim olmadığını anlatmak zorunda kaldı”. Az sonra okurken inanamayacağınız öyküyü, Pınar Selek bizzat en dibine kadar yaşadı. Onun en büyük “şansı”, kendisine inanan avukat bir babası ve savunmaya ısrarla dahil olan 103 avukatın daima onun yanında olması; çevresinden aldığı destekle hiçbir zaman yılmaması, mücadelesinden vazgeçmemesiydi. Peki şimdi sormamız gerekmez mi? Siz şu satırları okuduğunuz sıralarda acaba kaç masum insan alâkası olmayan bir şeyle suçlanıyor, bunların kaçının savunmaya dâhil olabilecek güçlü, mücadeleci yakınları var ve en önemlisi bu insanların kaçı devletin adaletiyle mücadele etme gücünü kendisinde buluyor?
devamı...

Ali Koç - 27/04/2014
Pınar hep Mimar Sinan Sosyoloji bölümü mezunu olarak bilinir ama Ankara’nın en karanlık yıllarında DTCF Sosyoloji bölümünde başlamıştır onun üniversite hayatı. Sınıf arkadaşım Pınar benim için ; DTCF’de öğrenci dernekleri faşistlerin elinde olduğu için birlikte Sosyoloji Öğrencileri Topluluğunu kurduğumuz,çarşamba söyleşileri ile o dönemin bütün akademisyenlerini üniversiteye birlikte davet ettiğimiz,sabahlara kadar Hegel’i tartışıp yazacağı romanın kahramanlarının peşinden koştuğumuz, ailemin ilk kez istanbullu bir kızın elinden çiğköfte yediği bir romantik bir dönemin simgesidir, ben arkadaşımın o güzel gülüşüyle insanların iyiliğinden başka birşey düşünmeyeceğinin canlı tanığıyım.
devamı...

Nadir Nadi Çelik-30/01/2013
Pınar Selek'ten vakit geçirilmeden özür dilenilmelidir. Keza, Pınar Selek'e karşı yargı eliyle itibarsızlaştırma ve cezalandırma gibi kirli tezgahı hazırlıyan odaklar tespit edilip derhal teşhir edilmeli ve yargı önüne çıkartılmalıdırlar.
devamı...
Pınar Selek'ten yeni roman: 'Beni kendi ülkemde yabancı ettiniz'

17.05.2018 - Adalet Çavdar - Gazete Duvar
Varoluşa dair umutlu bir neden ve bir inanç bulmak sanırım uzun zamandır pek çoğumuz için oldukça zor. Ara ara bulduğumuz bazı nedenlere sıkıca sarılır olsak dâhi sonrası nedense hep bir hayal kırıklığı. Oysa başka bir hayatın mümkün olduğuna bundan on beş yıl önce daha çok inanıyorduk sanki. 2000’li yıllar nedense eskisinden çok daha fazla tuzaklarla dolu oldu. Çok uzun zamandır bir nevi köleleşip robotlaştığımızı düşünüyorum. Nedenler ve niçinler birbirine karışmış durumda. Pınar Selek’in yeni romanı Cümbüşçü Karıncalar okuruna adeta bir öneri sunuyor. Az çalışıp, az kazanıp, çok daha az harcayıp kalan zamanımızı kendimiz ve bizim gibiler için harcayarak, yaşam için gerçekten zaman bırakarak yaşanabilir mi? Dayanışma duygusu ya da hep beraber delirebilme lüksü bir küçük topluluğu kendince bir topluma çevirebilir mi?
Cümbüşçü Karıncalar

K24 - 17.05.2018
Pınar Selek'in yeni romanı Cümbüşçü Karıncalar yarından itibaren raflarda ama önce romandan tadımlık bir bölüm K24 sayfalarında...
Pınar Selek: Sosyolojik Çalışmalar Benim Arkadaşımsa, Edebiyat Aşkım

24.05.2018 - BiaNet - Çiçek Tahaoğlu
Yazar ve sosyolog Pınar Selek'le son romanı Cümbüşçü Karıncalar, Avrupa'daki çalışmaları, Fransa’daki toplumsal hareketler, akademi ve edebiyat üzerine konuştuk.
devamı...
Özel Röportaj: Pınar Selek: “Masalını kaybeden insan, hayallerini de kaybeder”

Mehtap Doğan - www.sanatfilan.com - 24/01/2015
“Ben hayallerime tutunmak için masallarımı suladım hep. Çocukluğumdan beri zaten sürekli masal uyduruyordum, önce kızkardeşime, sonra tanıdığım herkese anlatmak için… Fırsatını bulup bir kısmını yazmak çok mutlu etti beni. Bir yandan da edebiyatla küçük de olsa bağımı sürdürmemi sağladı. Bilimsel analiz dilinin havasız bıraktığı edebiyat aşkım bu sayede nefes alabildi biraz. Yol Geçen Hanı’nı bu yüzden pek çok insan büyüklere masal olarak okumuş. Hoşuma gitti… Masal güzel şey.”
devamı...
Büyüttüğümüz Hediye

Pınar Selek, Amargi Feminist Dergi-23. Sayı
O doğduğunda daha bir buçuk yaşındaymışım. Gelmeden annem beni hazırlamış. Mayıs ayında doğacağını bildiğinden, bana “Anneler gününde hediye bekliyorum senden” diye tekrarlamaya başlamış. Erken konuşmaya başlamışım, ama hediye ne demek, nasıl alınır, bir türlü anlamamışım herhalde. Seyda’nın doğumu yaklaştıkça annem bana hediyeler vermiş, bak şu kadar zaman sonra sen de bana bir şey vereceksin demiş. Tarihleri aklımda tutamayacak kadar küçükmüşüm ama doğum yaklaştıkça annemin tekrarları çoğalmış. Sonra… Seyda gerçekten anneler gününde doğmuş. Masal gibi. Sonra beni hastaneye getirmişler, annemin üzerine bırakmışlar. Yanında bir bebek. Annem beni tutmuş ve tatlı sert bir ifadeyle sormuş: “Aldın mı hediyeni? Bugün anneler günü.” Ben çaresiz bir ifadeyle ve utançla bakmışım. Sonra tutmuş beni, sarılmış : “Bu sefer ben sana bir hediye aldım. Ömür boyu saklayacaksın onu. Ama bundan sonra her anneler gününde sen bana hediye alacaksın” demiş ve Seyda’yı bana uzatmış. Onun, benim en büyük hayat mükafatı olacağını anlamış gibi sevinçten çığlık atmışım. Yıllar, annemin üzerimize saldığı büyüyü azalacağına çoğalttı. Emek yaptı bunu. Emek. Biliyorum ki, sevgi emektir sözü çok gerçek.
devamı...
Hep alacaklıyız adaletten

Pınar Selek - Radikal 2 - 27/02/2011
Nevin Berktaş, Türkiye'yi AİHM'de mahkum ettirdi ve yazdığı kitap yüzünden hâlâ cezaevinde. Bir ülkeyi mahkeme ve cezaevlerinden okumak mümkün. Vitrinde ne olursa olsun, kostümsüz hakikat, cezalandırma kurumlarında dikilir, bakar gözlerimize. Biz onu her zaman görmeyiz ama. Çünkü mahkemeye düşmek, hele hapse düşmek hemen mesafesini uzatır önümüze. Uzaklaşır, uzaklaşırız. Uzakta onbinlerce insan var. Onbinlerce siyasi tutuklu. Çünkü Türkiye’de hâlâ, demokrasi mücadelesinin en yoğun hesaplaşması mahkeme salonlarında oluyor. “12 Eylül devam ediyor, o halde...” Yok, aman bu sözümü geri aldım. Yoksa yazar Nevin Berktaş gibi tutuklanırım.
devamı...
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Mahkeme Süreci Court Process