Haberler
17.02.2012
Paris-17.02.2012 24 şubat cuma günü Paris'te, GİT Fransa ve Pınar Selek'le Dayanışma grubunun düzenlediği iki ayrı etkinlik yapılacak. Saat 17:00'de GIT tarafından düzenlenen toplantıda Selek, Türkiye'de araştırmacı olmak üzerine bir konuşma yapacak.
Aynı gün saat 20:30'da ise Pınar Selek'le Dayanışma Komitesi'nin düzenlediği bir dayanışma gecesi yapılacak. Gecede, komitenin yapacağı sunumu, slayt gösterisi, Systeme d müzisyenlerinin konseri ve Kolombiya'lı feministlerin şarkıları yer alacak.
devamı...
14.02.2012
İstanbul - 14/02/2012
Nisan 2011'de İletişim Yayınları'ndan çıkan Pınar Selek'in, Yolgeçen Hanı kitabı Sabine Adatepe ve Monika Demirel Almanca çevirisiyle Orlanda Yayınevi tarafından 'Halbierte Hoffnungen' adıyla yayınlandı. Orlanda yayınevi daha önce Selek'in Sürüne Sürene Erkek Olmak adlı kitabını Almanca yayınlamıştı.
devamı...
International News
20.02.2012
Le Collectif de Solidarité avec Pinar Selek en France a le plaisir de vous inviter à la soirée de soutien
qui aura lieu sur la Péniche Anako, le vendredi 24 février 2012 (en présence de Pinar Selek).
devamı...
06.02.2012
French media, 03.02.2012
Ecrivain féministe, activiste engagée aux côtés des sans-abri ou des travestis, la sociologue turque Pinar Selek, 40 ans, est accusée depuis 13 ans de terrorisme pour s'être intéressée au conflit kurde. Aujourd'hui exilée en France, elle rêve de pouvoir rentrer dans son pays.
devamı...
Köşe Yazıları
27.02.2011
Karin Karakaşlı - RADİKAL -20/02/2011 Umut dediğiniz, boğazınızdan aşağı akan acılığa karşın en leziz reçelleri yapmakla, zehirlenmeden sevebilmek ve kendi kalmakla ilgili
devamı...
15.03.2011
Aslı Erdoğan - 14/03/2011 Müebbetle yargılanırken bayılan arkadaşını merak eden, kelepçeli elleriyle sokak çocuklarına gülümseyen Pınar Selek, 13 yıl sonra artık gücünün azaldığını söylüyor. ‘Ama ben şanslıyım’ diye ekliyor kuşlara özgü bir saflıkla, cömertçe, ‘benimle dayanışanlar hep oldu.’ Üçüncü beraat kararı açıklanıyor, aynı anda sevinç çığlıkları atılıp gözyaşları dökülüyor. Herkes birbirine sarılıyor. Şarkılar, halaylar… ‘Ağlayıp zırlayanları çekin!’ diye buyuruyor bir yönetmen kameramanına, bizleri, kadınları işaret ederek… Bir iki gün içinde savcının itirazının 3. beraat kararını geçersiz kıldığını öğrenecek, hangi sözcüğe tutunup yola devam edeceğimizi bilemeyeceğiz. Adalet, hakikat, gerçek… Belki bize, ‘ağlayıp zırlayanlara’ kalan deniz, yalnızca deniz.
devamı...
Tanıklıklar
12.02.2011
Ayşe Hür Bunu bugüne dek kelimelere dökmediysem, Pınar için hissettiklerimi anlatamamaktan korktuğumdandır. Çünkü
öyle bir çağda yaşıyoruz ki, gülün adını anmak bile gülü soldurabiliyor. Bu bir kaç satırın Pınar'ı bu ceberrut
devletin sistematik kötücüllüğünden korumak için ördüğünüz erdemli duvarda, bir küçük çakıl taşı bile olmadığını
biliyorum, ama şimdilik elimden sadece bu geliyor. Yürekten sevgilerimle Pınar'cığım...
devamı...
12.02.2011
Gülay Kosova Pınar için, adalet için, sevgi için, insanca yaşam için, çürümeye yüz tutmuş düzenin değişmesi ve adaletin yerini bulması için bende tanığım...Dualarım seninle Pınar
devamı...
Kitaplar
Karin Karakaşlı - Sabah Kitap - 17/02/2012 Bazen değişmeyen şeylerle ödeşebilmek için geçmişten gelen bir sese ihtiyaç olur. Şiddetin her türünün olağanlaştığı bugünlerde, on beş yıl öncesinden gelen bir kitap işte tam da bu gaflet uykularından bizi uyandıracak o billur sesin işlevini görüyor. Sosyolog yazar Pınar Selek’in bir alt kültürün dışlanma mekânı olarak Ülker Sokağı ele aldığı Maskeler Süvariler Gacılar araştırma kitabı üçüncü baskısıyla bu kez Ayizi Yayınları’ndan bir kez daha bizlerle buluştu.
Sema Aslan - Express - 25/08/2011 Uğradığı akıl almaz haksızlığa karşı üç beraatle adalet mücadelesi varen Pınar Selek, başlı başına bir işkenceye dönüşen ve 13 yıldır bitmek bilmeyen kabusa her defasında ürterek cevap verdi. Selek, bu süreçte onlarca makale, inceleme kitapları, masallar ve son olarak bir de roman yayınladı.
Röportajlar
Nuran CAN, İsviçre Arkadaş Gazetesi, Aralık 2011 Sayısı
Kadın için namus, kapatılma anlamına geliyor, baskı anlamina geliyor, dayak anlamına geliyor, hep kendini kasması anlamına geliyor. İyi şey ise namus, özgürlük olsun, sevgi olsun, aşk olsun.
devamı...
Lesung Pinar Selek stellt ihre Studie "Zum mann gehätschelt, zum Mann gedrillt" in Bremen vor. 40, ist Soziologin, Schriftstellerin und Feministin. In der Türkei wurde ihr vorgeworfen, einen Bombenanschlagwerübt zu haben. Sie war zwei jahre in Haft, wurde fefoltert-und mehr fach freigesprochen. Der Fall liegt nun vor dem obersten Berfungsgericht, die Staatsanwaltschaft fordert ebenslange Haft. TAZ Zeitung, 1 November 2011
devamı...
Pınar Selek Yazıları
Pınar Selek, Amargi Feminist Dergi-23. Sayı
O doğduğunda daha bir buçuk yaşındaymışım. Gelmeden annem beni hazırlamış. Mayıs ayında doğacağını bildiğinden, bana “Anneler gününde hediye bekliyorum senden” diye tekrarlamaya başlamış. Erken konuşmaya başlamışım, ama hediye ne demek, nasıl alınır, bir türlü anlamamışım herhalde. Seyda’nın doğumu yaklaştıkça annem bana hediyeler vermiş, bak şu kadar zaman sonra sen de bana bir şey vereceksin demiş. Tarihleri aklımda tutamayacak kadar küçükmüşüm ama doğum yaklaştıkça annemin tekrarları çoğalmış. Sonra… Seyda gerçekten anneler gününde doğmuş. Masal gibi. Sonra beni hastaneye getirmişler, annemin üzerine bırakmışlar. Yanında bir bebek. Annem beni tutmuş ve tatlı sert bir ifadeyle sormuş: “Aldın mı hediyeni? Bugün anneler günü.” Ben çaresiz bir ifadeyle ve utançla bakmışım. Sonra tutmuş beni, sarılmış : “Bu sefer ben sana bir hediye aldım. Ömür boyu saklayacaksın onu. Ama bundan sonra her anneler gününde sen bana hediye alacaksın” demiş ve Seyda’yı bana uzatmış. Onun, benim en büyük hayat mükafatı olacağını anlamış gibi sevinçten çığlık atmışım. Yıllar, annemin üzerimize saldığı büyüyü azalacağına çoğalttı. Emek yaptı bunu. Emek. Biliyorum ki, sevgi emektir sözü çok gerçek.
devamı...
Pınar Selek - Radikal 2 - 27/02/2011 Nevin Berktaş, Türkiye'yi AİHM'de mahkum ettirdi ve yazdığı kitap yüzünden hâlâ cezaevinde. Bir ülkeyi mahkeme ve cezaevlerinden okumak mümkün. Vitrinde ne olursa olsun, kostümsüz hakikat, cezalandırma kurumlarında dikilir, bakar gözlerimize. Biz onu her zaman görmeyiz ama. Çünkü mahkemeye düşmek, hele hapse düşmek hemen mesafesini uzatır önümüze. Uzaklaşır, uzaklaşırız.
Uzakta onbinlerce insan var. Onbinlerce siyasi tutuklu. Çünkü Türkiye’de hâlâ, demokrasi mücadelesinin en yoğun hesaplaşması mahkeme salonlarında oluyor. “12 Eylül devam ediyor, o halde...” Yok, aman bu sözümü geri aldım. Yoksa yazar Nevin Berktaş gibi tutuklanırım.
devamı...
|
|